30 Temmuz 2012 Pazartesi

Bundan çok uzun yıllar önceydi.
Tek başıma bir Paris yolcuğu yapacaktım. Bu tip bir yolculuğu her yapacak olan heyecanlanır diye düşünüyorum, ancak Fransızca eğitim almış biri olarak bu seyahat benim için hem çok anlamlı, hem de kat be kat heyecan vericiydi.
İtiraf ediyorum, o kadar romantik gelmişti ki, daha şehire vardığım ilk saatlerde "kızım bir sevgilin olmadan ne işin var senin buralarda?" diye kendi kendime söylendiğimi hatırlıyorum.
Bir gün sonra, böyle hayıflanarak bu şehirden haz alamayacağımı düşündüm ve kendimi sokaklara vurdum.
En çok dikkatimi çeken -bilhassa Montmartre'da- balkonlar oldu. Binaları zaten çok seviyorum, çoğunluğu Ermenilerin taş ustalığı sayesinde muhteşem şeylere dönüşmüşler ama balkonlar gerçekten güzeldi..
Pek çok balkon fotoğrafı çektim ama daha İzmir'e bile dönmeden bir yanlışlık sonucu -daha doğrusu benim teknolojik cahilliklerim sebebiyle:-)- o güzelim balkonlar sadece hafızamda anı olarak kaldılar:-(

Aradan uzunca bir süre geçti, yine Paris'e yolum düştü..ama bu kez eşimle ;-) Onun için fazla turistik ve banal olsa da (kendisi Paris doğumlu) benim zorumla Montmartre semtine doğru kısa bir yolculuk gerçekleştirdik ve tabii bu kez hedefim olmasa da, yolda karşıma çıkan birkaç balkon fotoğrafı çekmeyi ihmal etmedim.
Çiçeksiz bir balkon hiçbirşeye benzemiyor, bir saksı çiçek ise balkonun havasını bir anda değiştirebiliyor.
Bakın Venedik'te çektiğim 2 fotoğraf, biri balkon bile değil, pencere..ama kesinlikle çok sevimliiii!:-)
Yukarıdaki balkonlara bakarsanız, bu konuda ne kadar şanslı olduğumuzu anlarsınız:-) Bilhassa Antalya'da balkonlar küçük bir oda büyüklüğünde ner'deyse:-)
Kendi evimin balkonuna gelince..
Aslında eski haline dair bir fotoğraf çekmiştim ama bulamıyorum:/
Ne gibi değişiklikler yaptık? Bir cam balkon yaptırdık, trabzanları değiştirdik, yer döşemesi kırılıp yenisi yapıldı ve tabii ki badana..Onun dışında birşey yok, eşyalarım yine eski evimden şimdilik..Buraya belki ileride bir divan yaptırabilirim, çünkü eminim ki kışın yağmur yağarken balkonda kahve keyfi yapmak çok zevkli olacak :-) 
İşte bu da benim balkonum..
Bu genel görünüş..
Bunlar da ufak detaylar..
Sakın sardunyama bakamadığımı düşünmeyin, çok sıcak olduğu için bu dönem çiçeklerini dökermiş :-)
Pembe güzellerin adı ise Yeni Gine..
Sanırım anlamışsınızdır, ben bir balık delisiyim, uğur ve bereket getirdiğine inanıyorum :-)
Gram esmediği için Antalya'da, balkonda yemek masasının gerekliliğini düşünür oldum..gerçi sadece temmuz/ağustos bu masadan faydalanamıyoruz, bahar ayında mükemmel, kışı da hele bir geçirelim, ona göre buranın nasıl döşeneceği konusunda fikrimi kesinleştiririm sanırım..
Şu sıcak havalar geçse de, bir balkon sefası yapabilsek..:-)

10 yorum:

  1. balkonsuz evde nefes alamıyorum ben.. küçük de olsa 3 tane balkonum var .. pek sefasını yapamasam da arada çıkmak her zaman iyi geliyor bana.. benim için evin olmazsa olmazı , her tarafının güneş görmesi , balkon ve mümkünse yüksek tavanlar -tabii bu oturduğum dairede yüksek tavanlar yok-.. ben eski rum evlerine hastayım yüksek tavanlar , geniş kapılar ve pencereler , eski yüklükler ve odalardaki alaturka banyolar .. bu tarz evleri olan yakın akrabalarım vardı hep inceleme fırsatım oldu , üniversiteye kadar her gün gittiğimiz kafe de eski bir rum malikanesiydi, dolayısıyla hiç kopmadan hayran kaldım bu evlere .. fransız balkonları harika , iç açıcı .. evine bayıldım bu arada , düşünülmüş ve ince zevk ürünü olduğu aşikar ve açıkçası ortak zevklerdeyiz genelde.. öperim

    YanıtlaSil
  2. Şebnem selam,

    Evet İzmir'de, özellikle Buca, Alsancak ve Bornova'da çok güzel Rum evleri hala ayakta..ben de çok severim, aslına bakarsan, teknoloji dışında, fazla modern ve yeni olan şeyleri pek sevdiğimi söylenemez:)
    İyi dileklerin için teşekkür ederim, daha iyileri senin olsun inşallah..
    Öperim

    YanıtlaSil
  3. buca'da bir rum evinde kaldım bir sene. özel yurttu, zaten çoğu ya yurt ya anaokulu olmuş ne yazık...

    bu arada söylemeden geçemeyeceğim evinin fotoğraflarını görünce bir çok konuda gaza geldim diyebilirim :D aksesuarı ne kadar sevsem de bir o kadar korkardım kullanamamaktan, yakıştıramamaktan en fazla da evde kalabalık yapmaktan. evinde gördüğüm bi çok şey almak isteyip de cesaret edemediklerimdi fakat sende görünce bi english home ziyareti yaptım ki sorma :)) bardak altlıkları, bereket kuşu, gazetelik, çerçeve beğenip de cesaret edemediğim ne varsa aldım. bir kalpli teneke kutular kaldı alınacak bir de ferforje fenerler. cesaret verdin bana teşekkürler :)

    YanıtlaSil
  4. @bayan balloon merhaba,

    yoksa siz de mi 9 Eylül mezunusunuz?:)Yani Buca'da yurtta kaldıysanız Ege mezunu olamazsınız diye tahmin ediyorum:)
    evet ne yazık ki o güzelim Rum evleri ticarethane haline geldiler..Alsancak'takilerin çoğu da bar oldu ne yazık ki..
    Size cesaret verdiysem ne mutlu bana!!çok sevindim yazdıklarınıza..
    Benden size naçizane bir tavsiye: neyi seviyorsanız onu alın, çok ta uyumlu olması gerekmez;)önemli olan sevdiğimiz objeleri birarada görüp keyfini çıkarmak;)

    YanıtlaSil
  5. evet 9 eylül buca eğitim mezunuyum :)) yorumları yaptıktan sonra aldığım nicki farkettim bu hesabımı kullanmayalı epey olmuştu. bakalım değiştirdim şimdi ne çıkacak :D

    yeni hali çıkarsa sana da sürpriz olcak =)

    YanıtlaSil
  6. Esracımmmm:)

    Tabii ki 9 Eylül mezunusun!:)
    Aksesuar konusuna gelince, herşey kararında..çok fazla olunca çok boğar, hiç olmayınca da boş görünür..dengede tutmak lazım;)
    Öpüyorum

    YanıtlaSil
  7. Balkon bir evin olmazsa olmazıdır bencee..
    ben bayılırım balkon keyfi yapmayaa..
    yağmurlu bir günde eline kahveni kitabını alıp hem okumanın hem kahvenin hem de o güzel yağmurun tadını çıkarabilirsin..
    balkonuna da bayıldım.. turuncuyu çok severim cıvıl cıvıl tatlı bir renkk :)

    YanıtlaSil
  8. Aslıhan selam,
    Çok sevindim beğenmene ama balkonum değişti, önümüzdeki günlerde paylaşacağım sizlerle..
    Ama yine cıvıl cıvıl:) Fazla ciddi renkler benim tabiatıma aykırı:)
    Sevgiler

    YanıtlaSil
  9. hımm merakla bekliyor olacağım..
    ciddi renkleri ben de sevmemm..
    böyle cıvıl cıvıl olmak en güzeli bence :)

    YanıtlaSil
  10. Bu gün senin bloğunda konuğum. Gezinip duruyorum dip bucak .Antalya'da 4 yılını geçirmiş bir İzmirli olarak balkon hayatını çok iyi bilirim. Senin balkonuna ve de o çok istediğim halde eskisini kırdırıp da döşetmekten gözüm korktuğu için sadece uzaktan seyrettiğim seramiklerine bayıldım !

    YanıtlaSil

Ben kimim?

Ben kimim?
Bu kız İzmir/Paris/Antalya hattını, sıcakkanlı insanları, Amelie Poulain tarzı iyimserliği, seyahati, daha çok seyahati, Fransızca'yı, şansonları, edebiyatı, country mutfakları, antika eşyaları, dekorasyonda beyazla diğer her rengi karıştırmayı, midye, boyoz ve tüm deniz mahsullerini, modayı, dost ortamına hazırlanan keyifli sofraları, estetiği, naneli dondurma başta olmak üzere naneli olan her ürünü, İtalya'yı, bleu/blanc çılgınlığını, toile de jouy'nin büyüsünü, sanatı, yazı, naneli americano tadını, yarenle içilen sakızlı Türk Kahvesi'ni, yeşil çayı sever.

Instagram

Facebook

Iletişim

smyrnetalyaa@gmail.com

Follow by Email