19 Nisan 2013 Cuma

Spontane zamanlar...

Mutlaka sizde de oluyordur: bazen o kadar dalıyoruz ki hayata ve kendimize, içinde bulunduğumuz durumun, ortamın güzelliklerinin farkına varamayabiliyoruz, görmüyoruz.

Bana kalırsa Antalya Türkiye'nin en güzel şehirlerinden biri. Benim gönlümün kraliçesi her zaman İzmir tabii...İzmir'le olan bağım ayrı...İzmir memleketim, çocukluğum, dostlarım, ailem demek...İzmir sıcakkanlı insanlar demek, tanımadığın insanlarla sokakta selamlaşmak, muhabbet etmek demek...daha bir sürü şey demek benim için..bu benim İzmir'im, belki hiç bilmeyen biri ilk kez ziyaret ediyor olsa, aynı şeyleri elbette ki düşünmeyecektir.

Ama Antalya için sanırım herkesin fikri aynı olur: hem yeşil, hem temiz, hem nefis bir doğası var, hem deniz yanıbaşında, hem en taze sebzelerin cenneti, hem trafiği/stresi az..liste gider böyle..

İşte ben bu doğal güzellik Antalya'da yaklaşık 8 yıldır yaşıyorum. Hemen hemen birçok yerini gezmiş olmakla birlikte, daha görmediğim pekçok yeri var. Mesela Kaş, Kalkan bu sene gitmeyi düşündüğüm yerlerden sadece ikisi..

Benim oturduğum mahalle herşeyin o kadar merkezinde ki, dün semtimden neredeyse zorunlu olmadıkça hiç dışarı çıkmadığımızı farkettim. 

Burası Selim Efe'nin gittiği parkın manzarası...


İnsan böyle bir yerde olunca, başka yere gitmeye pek gerek duymuyor. Burası aynı zamanda benim yürüyüş yaptığım parkurdan da bir manzara..

Dün Antalya'da harika bir hava vardı. Aslında bu mevsim hep harikadır ama her ne hikmetse bu yıl çok yoğun yağış aldı, epeydir bu kadar yağdığını hatırlamıyorum Antalya'ya..

Uzun zamandır izin kullanmayan eşimin de evde olmasını fırsat bilerek, Kaleiçi'ne gitmeye karar verdik, bir anda..iyi ki de gitmişiz.

Kaleiçi işte böyle büyüleyici bir yer..
Çok ilginçtir, Antalya'nın her yeri deniz olmasına rağmen, buradaki iyot kokusunu hiçbir yerde duyamazsınız..Bu iyot kokusu bana hep İzmir'i hatırlatır, çok iyi geldi...
Evlerin tam ortasındaki minareyi görüyor musunuz? 
İşte orası Antalya'nın en eski camiilerinden Yivli Minare Camii.


Marinada yürüyüş yaparken birden kendimizi Antalya Oyuncak Müzesi'nde bulduk.
Tabii ki Sunay Akın'ın müzenin kurulma aşamasında yardımları büyük:)


Müze girişinde sizi Nasreddin Hoca karşılıyor:)


Müzede Amerika'dan Japonya'ya, Türkiye'den Almanya'ya çeşitli ülkelerin oyuncakları mevcut..







Evet çamaşır makinesi şeklinde sergi rafı yapmışlar, çok güzeldi! Ayrıca bu rafların fırın, bulaşık makinesi ve buzdolabı çeşitleri de mevcuttu!:) Pembe duvarları ve aksesuarlarıyla tam kızlara uygun bir oda olmuş:)





Müzenin bahçesindeki parmaklıklar Daltonlar için çok güzel bir fon olmuş:)


Bu da müzenin dışarıdan görünüşü..


Selim Efe Tweety ile tanıştı:)


Kaleiçi'ndeki evlerin büyük bir bölümü şu an pansiyon ve butik otel olarak hizmet veriyor.


Tipik bir Kaleiçi sokağı..
Tıpkı Venedik gibi, daracık sokaklar..


Hala böyle evler de mevcut...bayıldım!



Burası eşimle benim sevdiğimiz bir restoran..yeni yerlerine taşınmışlar, nefis olmuş..


Çok turistik bir bölge olduğu için, el dokuması halılar her yerdeler..





Böyle bir manzara karşısında ne hissedersiniz bilmem ama benim tek yaptığım şey şükretmek oldu...böyle güzel şeyler görebildiğim, böyle bir manzaraya bakabilme imkanım olduğu için..


Sürekli yağan yağmurları fırsat bilerek bir türlü bahar ve diyet havasına giremediğimizin fotoğrafıdır:/


O kadar huzur dolu bir yer ki, sokaktaki tüm kedi ve köpekler bu vaziyette:))


Tipik bir Kaleiçi evi..
Sizce de muhteşem değil mi?




Hala bahar temizliğine başlamamış olmanın vicdan azabını duysam da, harika bir gündü.
Ama bu nefis günde de dekorasyon adına bir hamlem olmadı değil..Eve dönüşte bu harika suplaları hediye ettim kendime:)
Aslında eve dair başka şeyler de aldım, yerleştirip düzenledikçe en kısa zamanda sizlerle paylaşacağım.


Bazen fırsatlar ayağınıza gelmez, fırsatı kendiniz yaratırsınız. Eğer aramızda hala halinden sızlananlar varsa, lütfen çevrenize dikkatlice bakın: mutlaka seveceğiniz, keyif alacağınız güzel birşeyler göreceksiniz. Fırsat bulduğunuz ilk an harekete geçin ve kendiniz için birşey yapın: güzel bir manzara izleyin, güzel yemekler yiyin, kendinize güzel bir kitap hediye edin, güzel bir film seyredin ya da güzel bir resime bakın..size kalmış..Hem bakın hazır haftasonu da kapıda, bırakın evin temizliğini, ütüsünü, biraz kendinize vakit ayırın.

Herkese keyifli ve huzurlu, harika bir haftasonu diliyorum!
Sevgiler..


5 yorum:

  1. Smyrnetelya'cığım, çeşitli nedenlerle kendi bloğuma bir haftadır yazı yazamadım, eve bugün döndüm ve oturmuş senin bloğunu okuyor yorum yetiştiriyorum. Bundan da hiç şikayetçi değilim. Antalya izlenimlerin şu aralar soğuktan donan bir Marmara'lı olarak iç geçirtti.Sevgiler.

    YanıtlaSil
  2. Çok teşekkür ederim!:))
    Bloğuna yazmadığının farkındayım, okuma listeme düşmüyor ne zamandır yazıların..
    Son yağmurları yaşıyoruz Antalya'da, yoksa hava harika..
    Dün bu şehire karşı çok nankör davrandığımı farkettim, en kısa zamanda sizlerle birkaç Antalya yazısı paylaşacağım..buradaki güzellikleri sizlerle de paylaşmaktan mutluluk duyarım..
    Sevgiler

    YanıtlaSil
  3. Helal olsun Aysecigim! Iyi ki dünyanı paylaşıyorsun bizlerle. Zenginlestigimi hissediyorum. Kafa rahat olduktan sonra temizlik dediğin nedir ki. Gelecek yıl bu zaman bu bahar temizliğinin üzerinden onlarca temizlik geçmiş, yenisinin vakti gelmiş olacak. Ama bu yazı burada kalmaya devam edecek. Gecen kış yarıyıl tatilinde biz de çocuklarla gelmiş, kaleiçini ve eski evlerin olduğu yerleri gezmistik, çoook güzeldi.
    Sevgiler.

    YanıtlaSil
  4. Betül inanır mısın, buraya yazmadığım günler kendimi kötü hissediyorum bazen..zaten akşamın sekizi de olsa bugün yazımı yayınlamamın sebebi bu:)

    Kendi dünyama gelince..sizleri sıkacağını düşündüğümden çok fazla yer vermemeye çalışıyordum ancak gelen tepkilerden ve okunma oranlarından anlıyorum ki, sizlerin en çok ve keyifle okuduğu yazılar bu yazılar..bundan sonra elimden geldiğince daha fazla paylaşacağım..

    Yine buralara yolunuz düşerse sizleri görmeyi çok isterim:)

    Sevgiler

    YanıtlaSil
  5. Kararının daha çok paylaşmaktan yana olmasına çok sevindim!
    Evet, insan hikayeleri okumayı çok seviyorum, hele de güzel anlatılıyorsa :-) Ben de sizleri görmeyi çok isterim :-)

    YanıtlaSil

Ben kimim?

Ben kimim?
Bu kız İzmir/Paris/Antalya hattını, sıcakkanlı insanları, Amelie Poulain tarzı iyimserliği, seyahati, daha çok seyahati, Fransızca'yı, şansonları, edebiyatı, country mutfakları, antika eşyaları, dekorasyonda beyazla diğer her rengi karıştırmayı, midye, boyoz ve tüm deniz mahsullerini, modayı, dost ortamına hazırlanan keyifli sofraları, estetiği, naneli dondurma başta olmak üzere naneli olan her ürünü, İtalya'yı, bleu/blanc çılgınlığını, toile de jouy'nin büyüsünü, sanatı, yazı, naneli americano tadını, yarenle içilen sakızlı Türk Kahvesi'ni, yeşil çayı sever.

Instagram

Facebook

Iletişim

smyrnetalyaa@gmail.com

Follow by Email