25 Haziran 2013 Salı

İlkokul öğrencisi iken, karne haftası biraz buruk geçerdi...çünkü bilirdim ki, en sevdiğim arkadaşlarımın bir bölümü köyüne gidecek. Onlar Torbalı, Kemalpaşa, Bayındır, Tire istikametine yolculuk için valiz hazırlarken ben anneme devamlı sorardım "bizim niye köyümüz yok?"

Aradan yıllar geçti, kayınpederim sayesinde artık benim de bir köyüm var:)
Bir süre önce kayınpederim annesinden kalan Çankırı'nın Karakuzu Köyü'ndeki toprağa ev yapmaya karar verdi. Ev yakın zamanda tamamlandı. Biz de hem evi yerleştirmeye yardımcı olmak, hem de eşimle evlendiğimizden bu yana ilk kez gideceğimiz köyü ve civarını görmek üzere yola koyulduk.

Karakuzu Köyü'ne gitmek için önce Ankara'ya uçtuk. Ardından 2,5 saatlik bir araba yolculuğuyla köye varabildik.

Kurak, ağaçsız bir İç Anadolu köyü beklerken yemyeşil, ormanlıklarla çevrili bir yerle karşılaşmak beni çok şaşırttı. Sonrasında öğrendim ki, Karakuzu Köyü Kastamonu sınırında, yani İç Anadolu'dan ziyade bir Batı Karadeniz köyü gibi..üstelik dünyadan bir haber yaşıyorsunuz, ne doğru düzgün internet bağlantısı var, ne de gazete satan bir market..bir diğer bonusu da, Antalya sıcağı sonrası bize vaha gibi gelen 10 derecelik sıcaklığı oldu:)

Evin verandasına çıkınca böyle bir manzara ile karşılaşıyorsunuz. Nasıl dinlendirici olduğunu söylememe bilmem gerek var mı? :)
Selim Efe dedesiyle birlikte bol bol yürüyüşlere çıktı, ikisi de pek keyifliydi:)
Bu da evin sağ tarafının manzarası...alabildiğine yeşil..
Bir yerden bir yere gitmek için hep böyle yollardan geçiyorsunuz..
Kayınpederimle arka bahçeyi dolaşıp gün batımı manzarasını izledik, çok keyifliydi.
Tipik köy evleri..
Boyalı, Kastamonu'nun bir köyü, bizim köye sadece 15-20 dakika mesafede.

Köyden genel bir görünüş..
Köye çok yakın mesafedeki Tuzla Yaylası inanılmaz bir yer..bu yayla ile ilgili hafızamda kalan en belirgin şey ise, yoğun kekik kokusu ve kuşburnu ağaçları..

Üç kardeş içinde eşim köyü en az görenlerden..
Tabii böyle bir manzara ile karşılaşınca fotoğraf makinesi elinden düşmedi:)
Kuşburnu ağacının bu kadar güzel çiçek verdiğini bilmezdim..


Karşı komşu aynı zamanda kayınpederimin kuzeni.
Evinin böyle gül ağaçlarıyla kaplı harika bir girişi var..
Bu evin hanımı Kadriye Yenge inanılmaz yemekler yapıyor!
Hemen altta gördüğünüz mantar turşusu, ilk kez yedim, tadı muhteşemdi!
Bu ise ıspıt otu..
Benim gibi ot delisi bir Egeli için nefis bir yemekti!:)
Sonradan araştırdım, Karadeniz'e özgü bir ot, soğan ve yumurta ile birlikte kavuruyorlar.
Bu da bir Kastamonu yemeği olan Banduma.
Haşlanmış tavuk göğsü, ıslatılmış yufka, tereyağı ve cevizle hazırlanıyor.
Yemeğin orijinali yağ içinde yüzüyor, oldukça ağır bir yemek, benim damak tadıma çok uygun değil..ama bizim için epey az yağlı hazırladılar, ancak öyle yiyebildim.
Ailece klasik otomobil merakımızı bu blogun sıkı takipçileri bilir ..
Eve dönerken Ankara'da bir benzin istasyonunda böyle harika bir Pontiac ile karşılaştık, her ne kadar Ford Mustang'in yeri bende ayrı olsa da bu kız harikaydı!:)
Karakuzu turizmden fazlasıyla nasibini almış Ege köylerinden oldukça farklı ama çok huzurlu ve dinlendirici bir yer..
Ve kesinlikle bizim gibi şehir insanları için harika bir kaçış noktası!
Sevgiler

11 yorum:

  1. Hoş geldin Ayşecim. Ne güzel, güç topladın, dinlendin...Ve yine ne güzel, artık kaçabileceğin bir yerin daha var...Haydi bakalım, toparlanmak zamanı :-) Her ne kadar çok üzücü olaylar olmuş da olsa, her ne kadar yönetenler hala halkın sesine kulaklarını tıkıyor da olsa, çok şey değişti, hayat daha umut verici artık :-) Vicdan, akıl ve merhamet neredeyse orada olmak üzere; din, dil, ırk, cinsiyet, yaş ayrımı olmamak üzere birleştik! Çok sevgilerimle.

    YanıtlaSil
  2. ayşecim resimleri görünce içim gitti inanki oralarda olmak o havayı tenefüs etmek kadar huzur verici birşey olamaz. çok şanslısın bu konuda gidecek fırsat bulabılmıssın. keşke bende gidebilsem okadar cok ihtiyacımız varki bu huzura. bu huzuru bizimle paylaştığın teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
  3. Betülcüm selam,
    valla aynen öyle, kaçacak bir yerim daha var artık :)
    inşallah herşey yoluna girecek ve bazı insanlar vicdanları olduğunu anımsayacaklar..
    sevgiler benden..

    YanıtlaSil
  4. Fatmacım selam,
    valla ben de böyle bir manzara beklemiyordum açıkçası:) hem güzel bir sürpriz hem de keyif dolu bir seyahat oldu:)
    Kıbrıs yazısından sonra karar vermiştim zaten, bundan sonra gittiğim yerleri elimden geldiğince sizlerle paylaşmaya çalışacağım..çünkü ben arkadaşlarımın seyahat fotoğraflarına bakarken çok keyif alıyorum, dilerim sizler de aynı keyfi alırsınız..
    Sevgiler

    YanıtlaSil
  5. ayşecim,
    senin blogunu takip etmek benim için ayrı bir hobi ve keyif veriyor herzaman her ne olursa bizimle paylaşmanı bekliyorum.

    YanıtlaSil
  6. Benim de içim gitti. Ne güzel bir köy, o evler...Herkesin yılda birkaç günlüğüne de olsa bu tip yerlere gitmesi gerekiyor, unutmamak için. Gerçi şehre dönüşü biraz fena olabiliyor sonrasında.

    YanıtlaSil
  7. Slm ayse, koklere donme fikri harika senin bu fikri benimsemen ayri guzel. Cok guzel yaZi olmus.
    Sevgiler.

    YanıtlaSil
  8. Mine selam,
    Evet eve döndüğümde biraz sersemlemedim değil ama ben her halukarda dünyanın en güzel yerinde bile olsam evini, yatağını, düzenini özleyenlerdenim:)
    Bir de dönüş İstanbul gibi bir metropole değil de Antalya gibi "büyük bir kasaba"ya olunca,keyifli oluyor;)
    Sevgiler

    YanıtlaSil
  9. Rehber selam,
    Benim köklere dönmek gibi bir niyetim var; en büyük hayalim İzmir çevresinde bir toprağım olsun..işte arada bu köye giderim, diğer zamanlar kendi köyüme dönerim (henüz karar vermedim ama Seferihisar, Karaburun,Urla ilk aklıma yatanlar)
    Güzel olurdu be..

    YanıtlaSil
  10. urla olsun ya, urla benim favorim. Gelirim ben de belli mi olur:))

    YanıtlaSil
  11. evet Urla'dan İzmir'e gidiş/geliş te kolay olabiir rehber :)

    YanıtlaSil

Ben kimim?

Ben kimim?
Bu kız İzmir/Paris/Antalya hattını, sıcakkanlı insanları, Amelie Poulain tarzı iyimserliği, seyahati, daha çok seyahati, Fransızca'yı, şansonları, edebiyatı, country mutfakları, antika eşyaları, dekorasyonda beyazla diğer her rengi karıştırmayı, midye, boyoz ve tüm deniz mahsullerini, modayı, dost ortamına hazırlanan keyifli sofraları, estetiği, naneli dondurma başta olmak üzere naneli olan her ürünü, İtalya'yı, bleu/blanc çılgınlığını, toile de jouy'nin büyüsünü, sanatı, yazı, naneli americano tadını, yarenle içilen sakızlı Türk Kahvesi'ni, yeşil çayı sever.

Instagram

Facebook

Iletişim

smyrnetalyaa@gmail.com

Follow by Email