13 Ağustos 2013 Salı

Ne olacak bu çocukların hali?

Ne yaptıysam fayda etmedi.
Düzenli suyunu verdim, aşırı hava akımlarından korudum, direkt güneş ışığına maruz bırakmadım...bana ne söylendiyse yaptım.

Bize ilk geldiğinde bu kadar güzeldi açelya..(kırmızı saksılı)
Sonra bir haller oldu, bu hale geldi:(
Suyunu bile çekmemiş artık, "öldüm bennnn" diye bağırıyor:(
Yaprakları kupkuru, dökülüp duruyor..
İşin kötüsü sadece su ve güneş isteyen sardunyalarım da bu halde:/
Su ise su, güneş ise, alası var, hem de yaz/kış..
Baksanıza haline..

Annemin dediği şeyi söyleyecekseniz baştan belirteyim: evet, onlarla hergün konuştum, hatta "çocuklarım" ilan ettim! Konuşmalarımın pekçoğuna tanık olan Selim Efe, annesinin akıl sağlığından bile şüpheleniyor olabilir bu monologlardan ötürü..ama yok yok yok..

Tamam yine çiçekçiye gideceğim, yeni çiçekler getireceğim, onların da sonu aynı olur diye çekiniyorum:/
Ha bu arada, ilk fotoğrafta gördüğünüz çiçeklerin hiçbiri hayatta değil..

Var mıdır bu işlerin bir püf noktası?

9 yorum:

  1. Gölge istiyor olabilirlermiş.
    Sabah çok erken sulanması gerekirmiş,güneşte sulanmaması daha iyiymiş(ben de yeni öğrendim).
    Direkt üzerinden değil tabağından sulanmalıymış.
    Kuş gübresi çiçeği çok canlandırırmış.
    Rana Teyzenizden (annemden) tavsiyeler :)

    Sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. güneşte sulanmaması gerektiğini biliyordum ama tabaktan sulanacağını ilk kez duydum, bak bir de bunu deneyeyim..
      gerçi benimkilerin hiçbirinin tabağı yok, tabaklı saksı bakayım ben..
      Kuş gübresi mi? hemen bakıyorum!:))
      Rana Teyze'ye selamlar, saygılar, ellerinden öperim..

      Sil
  2. açelyam yok ama çılgıncasına açan sardunyalarım var; o yüzden sardunya konusunda fikir verebilicem sadece. güneşi sürekli almasınlar, ben sabah güneşi alabilecekleri yere koydum. öğleden sonra gölgede kalıyorlar, çok sıcak ve güneş yaramaz sardunyaya; kurutur. öğleden sonra da sularsın. eğer saksılarının dibinde delik yoksa çok sulamamak lazım her gün az az su vermen gerekir. tabaklı saksının tabağına su koyarsan günaşırı sulamak yeterlidir.

    toprağını değiştirebilirsin bir de eve gelen çiçeklerin. çiçekçiler her zaman iyi toprak kullanmayabiliyorlar. baktın hala kuruma eğiliminde tamamen kurumasını beklemeden, canlı dallardan bir kaç tane koparıp farklı yerlerdeki saksılara dik. hangisi tutarsa o bölge sardunyanın mekanı olsun :)

    hadi bakalım bol şans!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Esracım selam,
      Ah benim sardunyalar öyle bir güneş alıyorlar ki anlatamam sana :)) balkonun dışına asılan saksılar var ya, onun içindeler, fena güneşe maruz kalıyorlar..o zaman ilk iş onları oradan almak olacak..
      Topraklarını her yeni çiçekte değiştiriyorum, sanırım benim sorunum çok su vermek ve fazla güneşte bırakmak..
      Öğreniyorum işte yavaş yavaş..
      Teşekkürler:)

      Sil
  3. Ya bu sene benim çiçeklerimde kurudu, hatta daha ilginci son 15 gün içinde kurudular..Özellikle kuş kafesinde bir sarmaşığım vardı, çok severdim, ne yapsam kurtaramadım...Hepsi birden aynı zamanlarda gittiği için ya değişik bir böcekten süpheleniyorum ya da farklı esen bir rüzgardan...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ayşegül hepimize geçmiş olsun o zaman:/
      Begonya ve fesleğen de küçük küçük beyaz, sinek gibi böcekler sardı, o yüzden kuruyup çöplük oldular:(
      Bakalım yukarıda söylenenleri tek tek uygulayacağım, umarım işe yarar..

      Sil
  4. düzelir ya. sevgiyle bak işteee konuş onlarlaaa derler ya.
    ilk fotoyu pek sevdim.
    kırmızı saksıyı da.
    not aldım.
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. deep selam,
      şu an çöpte açelya ://
      neyse yenisi gelince ona göre muamele yapacağız artık..
      bu arada gerçekten tabaktan su vermek lazım galiba, çünkü bugün çöpe gönderirken fena su birikmiş saksıda :///
      kırmızı saksıyı Bauhaus'dan almıştım, bilgine:)

      Sil
  5. eğer bir püf nokta bulursan lütfen benimle de paylaş..
    çiçeklere/bitkilere bayılırım ama benim de baktığım çiçeklerin sonları hep hazin oluyor :(
    çok kötü bir şey bu yyyaaa :(

    YanıtlaSil

Ben kimim?

Ben kimim?
Bu kız İzmir/Paris/Antalya hattını, sıcakkanlı insanları, Amelie Poulain tarzı iyimserliği, seyahati, daha çok seyahati, Fransızca'yı, şansonları, edebiyatı, country mutfakları, antika eşyaları, dekorasyonda beyazla diğer her rengi karıştırmayı, midye, boyoz ve tüm deniz mahsullerini, modayı, dost ortamına hazırlanan keyifli sofraları, estetiği, naneli dondurma başta olmak üzere naneli olan her ürünü, İtalya'yı, bleu/blanc çılgınlığını, toile de jouy'nin büyüsünü, sanatı, yazı, naneli americano tadını, yarenle içilen sakızlı Türk Kahvesi'ni, yeşil çayı sever.

Instagram

Facebook

Iletişim

smyrnetalyaa@gmail.com

Follow by Email