27 Ekim 2013 Pazar

Pazar manzaraları

"İnsan yedisinde neyse yetmişinde de o" diyorlar ya..
Bu tam anlamıyla geçerli olmayabiliyor..
Misal ben.
Önceden Pazar günlerini hiç sevmezdim..
Belki öğrencilikten, sonrasında da belki çalışıyor oluşumdan..sevmezdim işte.

Şimdi durum farklı.
Ertesi sabaha kıyafet, ütü, yemek vs..yetiştirme derdi yok.
"Aman Pazar tembellik edeyim, yoksa tüm hafta böyle bir şansım olmayacak" gibi bir stresim de yok..
O yüzden bugün çok keyifli zamanlar geçirdim, bol bol da müzik dinledim. Bazen müzik reel olarak yoktu ama kafamın içinde çaldı, durdu..

Bulunduğunuz yerde hava nasıldı bilmiyorum ama bugün burada nefis bir hava vardı..
Evde hala kış temizliği yapılacak, güzel havanın birgün yerini yağmurlara bırakacağını biliyorum ya, o yüzden ben sürekli sokaklardayım, hiç eve giresim yok..

Bizim bugünkü Pazar manzaralarımız..
Neredeyse ilk başta yazmam gereken şeyi unutuyordum!
Frankofonlar Joe Dassin'i iyi tanır. 
Komiktir, kendisi aslında Amerikalı bir Musevi ancak o dönem ülkedeki bazı karmaşalar sebebiyle Fransa'ya yerleşmiş, ülkede geçirilen uzun yıllar onu yarı Fransız yapmış.
Neyse..
Bu adamın en sevdiğim şarkısı Salut (salü), "selam" demek.
Dün oğluyla yaptığı bir düete rastladım, çok beğendim, sizler de dinleyin istedim..
Pazar hala bitmedi.
Hepinize çok keyifli bir Pazar diliyorum
Sevgiler

7 yorum:

  1. maşallah maşallah nazar değmesin havaya da gezmenize de.
    :)
    dinlemiştim o şarkıyı da.
    bak babası jules dassin de çok iyi heeee.
    :)
    yine mimledim.
    konusu da pek güzel.
    :)

    YanıtlaSil
  2. neeee yine mi mim..
    tamam tamam, bakıyorum..
    senin gibi sadık okurumu mu kıracağım:)

    YanıtlaSil
  3. ohhh hava mis gibi gözüküyor (:
    ayrıca kahvaltı masasına bayıldım! özellikle kahvaltı takımına tam benlik bişi onlarrr :)
    Eh o zaman sana da Selammmm :)
    hehehe

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslı selam:)
      evet bugün de müthiş hava, boğazım ağrımasa güneşlenesim var..
      ya aslında kahvaltı masam takım değil, ben takım olan şeyleri çok sevmem :) servis tabaklarını Porland'dan almıştım 4 sene önce, sanırım hala satılıyor, mavi balıklı servisleri ise Boyner'den almıştım:) evde çay/nescafe fincanlarım bile ayrı ayrıdır benim:)
      sevgiler

      Sil
    2. takım gibi duruyor iyi tamamlamışlar birbirlerini çok ciciler (:
      hmm öylesi daha doğal oluyor sanırımmmm :)

      Sil
    3. Aslıcım aslında mevzu takım da değil..sadece sevdiğin, kullanmaktan keyif aldığın objeleri biraraya getir, o zaman hem senin tarzın olur, hem de çok daha hoş şeyler ortaya çıkar ;)
      öpüyorum

      Sil

Ben kimim?

Ben kimim?
Bu kız İzmir/Paris/Antalya hattını, sıcakkanlı insanları, Amelie Poulain tarzı iyimserliği, seyahati, daha çok seyahati, Fransızca'yı, şansonları, edebiyatı, country mutfakları, antika eşyaları, dekorasyonda beyazla diğer her rengi karıştırmayı, midye, boyoz ve tüm deniz mahsullerini, modayı, dost ortamına hazırlanan keyifli sofraları, estetiği, naneli dondurma başta olmak üzere naneli olan her ürünü, İtalya'yı, bleu/blanc çılgınlığını, toile de jouy'nin büyüsünü, sanatı, yazı, naneli americano tadını, yarenle içilen sakızlı Türk Kahvesi'ni, yeşil çayı sever.

Instagram

Facebook

Iletişim

smyrnetalyaa@gmail.com

Follow by Email