20 Nisan 2014 Pazar

Marquez'in ardından

Gabriel Garcia Marquez ile üniversite yıllarında tanıştım.
Ben de pekçok Marquez okuru gibi "Yüzyıllık Yalnızlık"ile başladım, sonra gerisi geldi, bir hayranlık başladı...hatta görseldeki kitap ta ilk İspanyolca öğretmenim Güneş'in hediyesi..

Sizde de olur mu..
Beğendiğim bir isim varsa, yaptığı iş hakkında yapılan iyi/kötü eleştirileri önemsemem, mutlaka izlerim..Mesela Amin Maalouf'un yeni bir kitabı çıktıysa, mutlaka alıp okurum ya da ne bileyim Woody Allen, Christopher Nolan ya da Ferzan Özpetek'in yeni bir filmi varsa hemen izlemeye çalışırım, kritikleri önemsemem..İşte Marquez'in kitapları da benim için öyleydi..

Haftasonu İstanbul'daydım.
Marquez'in gidişini öğrendim.
Zaten birkaç senedir hakkında sürekli hastalık ve ölüm haberleri kol geziyordu, sonunda gerçek oldu.. 

Hani bazı filmler vardır, zaman geçer, tekrar izlersiniz.
Bazı şarkılar vardır, eskimez.
Bazı kitaplar vardır, bir süre sonra yeniden okuması çok keyiflidir.
İşte Marquez'in kitapları da öyleydi.

Huzur içinde yatsın.

Marquez'in ana dilinden bir şarkıyla gideyim..
Sevgiler

5 yorum:

  1. zevklerimiz oldukça yakın birbirine. okudugunuz yazarlar ve begendiginiz yönetmenler benim de ilgi alanımda. blogunuzu da zevkle takip ediyorum. sevgiler...

    YanıtlaSil
  2. Hilal merhaba,
    Çok teşekkür ederim!
    İyi Pazarlar,

    YanıtlaSil
  3. Marquez benim de hayatımın önemli yazarlarından birisi. Önce Yüzyıllık yalnızlık sonra Kırmızı Pazartesi ile devam eden her okuduğumda ayrı tat bırakan eserler. Eleştiriler neye göre yapılır ki benim düşüncelerimi etkilesin. herkesin farklı bir bakış açısı olabilir değil mi?
    Ne çok benziyormuşuz. Kitap keyfin daim kalsın..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Juliette selam,
      Kitap/film eleştirisi okumayı çok seviyorum, pekçok zaman dikkate de alırım ama bazı isimler -yukarıda saydıklarım gibi- eleştiri falan dinlemiyor işte:)
      Çok teşekkür ederim.
      İyi Pazarlar

      Sil
  4. Kırmızı Pazartesi'yi hatırla Smyrne, göstere göstere gelen ölümü.

    YanıtlaSil

Ben kimim?

Ben kimim?
Bu kız İzmir/Paris/Antalya hattını, sıcakkanlı insanları, Amelie Poulain tarzı iyimserliği, seyahati, daha çok seyahati, Fransızca'yı, şansonları, edebiyatı, country mutfakları, antika eşyaları, dekorasyonda beyazla diğer her rengi karıştırmayı, midye, boyoz ve tüm deniz mahsullerini, modayı, dost ortamına hazırlanan keyifli sofraları, estetiği, naneli dondurma başta olmak üzere naneli olan her ürünü, İtalya'yı, bleu/blanc çılgınlığını, toile de jouy'nin büyüsünü, sanatı, yazı, naneli americano tadını, yarenle içilen sakızlı Türk Kahvesi'ni, yeşil çayı sever.

Instagram

Facebook

Iletişim

smyrnetalyaa@gmail.com

Follow by Email