29 Haziran 2014 Pazar

Sızı

Bugün canım sıkkın..
Adrasan alevler içinde, yangın bir türlü söndürülemiyor..
Adrasan'ı hatırlarsınız, geçen sene bu yazıda sizlere bahsetmiştim, cennetten bir köşe..

Adrasan, Antalya'da yaşayanların en güzel kaçış noktalarından biri..
Evet şehir merkezinde de deniz var, oldukça da temiz ancak Adrasan'ın suyu bir başka..pırıl pırıl ve sığ bir deniz düşünün..Çeşme'nin denizi gibi..tabii çocuklar için daha da bir cennet..

İşte o Adrasan, henüz bilinemeyen bir sebepten ötürü -Orman Genel Müdürlüğü piknikçilerin hatası olduğunu söylemiş ama ben inanamadım- dünden bu yana alevler içindeydi..18 saat sonra ise artık yanacak ağaç kalmadığı için yangın sona ermiş..

Halbuki planlar yapmıştık..
Bugün Adrasan'a gidecektik, benim elim artık fotoğraf makinesi tuttuğu için geçen seneki o berbat filtreli telefon fotoğraflarından sizleri kurtaracaktım, o cennet köşenin fotoğraflarını yeniden çekecektim..
Olmadı.

Canım çok sıkkın..
Ne zaman adam olacağız biz?
Ne zaman bilinçli bir vatandaş gibi davranıp, kurallara uygun yaşayacağız?
Ne zaman yeşile, doğaya saygılı ve sevgili bir toplum olacağız?

Fotoğraflar sevgili arkadaşımız Volkan Koç'a ait..
Kendisi şu an Adrasan'da, dünden beri içi içine sığmadı, bu sabah soluğu orada aldı..ben de kendisinden birkaç fotoğraf göndermesini rica ettim.



 


9 yorum:

  1. Çok yazık olmuş, tüylerim ürperdi... Evet, bilinçli olamadık olamıyoruz, doğaya saygı duyamıyoruz. Mesela; geri dönüşebilir atıkları çöpe göndermek hoşuma gitmiyor. Belediyeyi arayayım isteyeyim sokağa diyorum. Sonra... O kutulara dökülmüş çaylar, atılmış sebzeler geliyor aklıma. Hangi yüzle isteyeyim ki diyorum... Sonra bir okuyorum; devlet hibrit tohum kullanana destekleme primi gibi bir şey veriyormuş. yerli tohum kullanana yok bir şey. Niye? Hibrit tohum her sene alınması gerekiyormuş, faturasıyla gelip alıyorlarmış o primi. Yerli tohum yeniden kullanılabilir olduğu için de destek yok. Bazen umutsuz oluyor insan...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Nurser selam,
      Çünkü yerli -geleneksel- tohum bizim ürünümüz, hibriti ise ithal ediyorlar, başkalarını zengin ediyorlar, bu arada kendi cepleri de doluyor..bu yüzden hibrite teşvik var..
      Biz de belediyeden şu torbalardan rica ettik, geri dönüşebilecek herşeyi biriktirdik..ama birkaç kez aradık, gelip almadılar..şimdi ben yine ayırıyorum, çöpün yanına bırakıyorum, zaten geri dönüşümlü ürünleri toplayan adamlar gelip topluyorlar..bu da benim çözümüm..en azından vicdanım rahat.
      Bazen mi? benim umudum kalmadı neredeyse, o yüzden çoğu şeye kulağımı, gözümü kapattım, çünkü her gün olumsuz birşeyler duymaktan bıktım..

      Sil
  2. Ne çok derdimiz var bizim, ne demek hibrit tohumu desteklemek? Deli mi bunlar diyeceğim karşılığı yok tabi.
    Geçmiş olsun:((

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. deli değil Rehber, cahil..
      ve cehaletle uğraşmak gerçekten çok zor...eğitime nereden başlanır bilmiyorum..aileden desem aileler de fena durumda..of içime fenalık geliyor o kısırdöngüyü düşündükçe:((

      Sil
    2. aslında cahil de değil, rant peşinde, açgözlü insanlar sürüsü..neyse, bu konu aklıma geldikçe sinirleniyorum, susayım ben..

      Sil
    3. Düşündümde ne deli ne cahil tmm onlarda varda aslında aç gözlüler yahu! tamamen duygusal yani.

      Sil
  3. adrasan son durum ne. türkiyede en sevdiğim bikaç yerden biri ya. adrasan yedigöller kemer. ilk üç'üm.

    gainsbourgh vie heroice hemen izleeeeee.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. deep neredeyse tamamen yanmış:(
      yarından sonra bir seyahatim var, dönüşte ilk bulduğum fırsatta -fırsatta diyorum çünkü dönüşümde giden/gelen çok fazla olacak- Adrasan'a gidip yeni, berbat halinin fotoğraflarını çekeceğim size..

      haftaya bakayım bu filme..merci.

      Sil
  4. Ay cok aci verici gercekten :( Artik ne desem sastim salak bu insanlar mi desem, cahil mi, vicdansiz mi.. bilemiyorum soylenecek cok soz varda blogda yazilacak gibi degil..
    Daha biz tum guzelliklerimizi tek tek oldurelim..cok bekleriz hersey iyiye gidecek diye
    Sevgilerimle

    YanıtlaSil

Ben kimim?

Ben kimim?
Bu kız İzmir/Paris/Antalya hattını, sıcakkanlı insanları, Amelie Poulain tarzı iyimserliği, seyahati, daha çok seyahati, Fransızca'yı, şansonları, edebiyatı, country mutfakları, antika eşyaları, dekorasyonda beyazla diğer her rengi karıştırmayı, midye, boyoz ve tüm deniz mahsullerini, modayı, dost ortamına hazırlanan keyifli sofraları, estetiği, naneli dondurma başta olmak üzere naneli olan her ürünü, İtalya'yı, bleu/blanc çılgınlığını, toile de jouy'nin büyüsünü, sanatı, yazı, naneli americano tadını, yarenle içilen sakızlı Türk Kahvesi'ni, yeşil çayı sever.

Instagram

Facebook

Iletişim

smyrnetalyaa@gmail.com

Follow by Email